1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Bu yıl grip sezonunda Influenza H3N2 virüsü başrolde

Bu yıl grip sezonunda Influenza H3N2 virüsü başrolde

featured
bu-yil-grip-sezonunda-influenza-h3n2-virusu-basrolde.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Kamuoyunda ‘süper grip’ olarak bilinen H3N2 virüsü kış aylarıyla birlikte hızla yaygınlaşıyor! Yüksek ateş, boğazda yanma, baş ve kas ağrısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve halsizlik gibi şikayetlerle kliniklere başvuranların sayısı son dönemde ciddi artış gösteriyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslıhan Demirel “Son dönemde Covid 19 ve çeşitli virüslerin sebep olduğu solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığı artmış olmakla birlikte, özellikle son haftalarda en sık Influenza A virüsünün yol açtığı grip vakalarını görmekteyiz. Bu yıl Influenza A virüsünün H3N2 tipi dünyada en sık karşılaşılan tiptir. Bebeklerden yaşlılara dek her kesimde çok yaygın görülen gripten korunmak için bazı kurallara kesinlikle uymak gerekir. Bazı basit ama etkili önlemlerle sağlıklı bir kış geçirmek mümkün olabilir” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslıhan Demirel, H3N2 virüsünün yol açtığı tehlikeleri, bulaş yollarını ve ihmale gelmez basit ama etkili 6 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

  • El hijyenini hiç aksatmayın 

Kapı kolları, masa yüzeyleri, bilgisayar klavyeleri, toplu taşıma tutacakları ve ortak kullanılan eşyalar H3N2 virüsünün yayılması için uygun zemin oluşturuyor. Bu yüzeylerle temas eden ellerin düzenli olarak sabun ve suyla yıkanması, el yıkama imkanı olmayan durumlarda geçici korunma için alkol bazlı el antiseptikleri kullanılması çok önemli. 

  • Sağlıklı beslenin 

Grip, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha ağır seyredebiliyor. Tek tip ve düzensiz beslenme vücudun savunma mekanizmasını ciddi oranda düşürüyor. Bu nedenle mevsim sebze ve meyveleri, protein kaynakları, yeterli sıvı tüketimi ve vitamin-mineral dengesi bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında kritik rol oynuyor. Özellikle C vitamini, çinko ve protein alımı bu dönemde daha da önem taşıyor. Eksiklik varsa D vitamini, B vitamini takviyesi de önemlidir. Ancak en önemlisi vitamin ve mineralleri doğal yoldan almaktır. Doktor önerisi olmadan, vitamin ve mineral değerlerinize bakılmadan takviye kullanmak fayda yerine zarar vereceğinden bilinçli davranmak gerekiyor. 

  • Yeterli ve kaliteli uyuyun 

Uyku, vücudun kendini onardığı ve bağışıklık hücrelerinin aktif hale geldiği en önemli süreçlerden biri. Doç. Dr. Aslıhan Demirel “Yetersiz ve kalitesiz uyku bağışıklık yanıtını zayıflatıyor ve virüslere karşı direnci azaltıyor. Uyku süresinin yeterliliği kişiden kişiye değişmekle birlikte, her gece özellikle 22:00-02:00 saatleri arasında uykuda olmak ve kaliteli uyumak vücudun enfeksiyonlara karşı daha güçlü kalmasına yardımcı oluyor” diyor. 

  • Hasta kişilerle yakın temastan kaçının 

H3N2 virüsü öksürük, hapşırık ve konuşma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle hasta olduğu bilinen kişilerle en az 1 metre, mümkünse daha fazla mesafe korunması çok önemli. Maske takmak, özellikle hastane asansörü, kalabalık toplu taşıma gibi alanlarda maske takmak çok kolay ve çok hızlı bulaşabilen virüslerden korunmada kritik rol oynuyor. “Ben güçlüyüm, bana bir şey olmaz” düşüncesi bu virüs için yanıltıcı olabiliyor ve ve kısa süreli temas bile bulaşmak için yetiyor. 

  • Stresten uzak durun ve ruh sağlığınızı koruyun 

Sürekli stres altında olmak ve stresi yönetmeyi becerememek bağışıklık sistemini baskılayan en önemli faktörlerden biri. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslıhan Demirel “Yoğun stres ve kaygı vücudu enfeksiyonlara daha açık hale getirmektedir. Bu nedenle stresi yönetmeyi öğrenmek çok önemlidir. Gün içinde kısa molalar vermek, nefes egzersizleri yapmak ve açık havada yürümek bile stres seviyesini düşürerek hastalıklara karşı koruyucu etki sağlayabilmektedir” diyor. 

  • Kapalı alanları sık sık havalandırın 

Odalar, toplantı salonları, sınıflar, ofisler ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin yayılması için uygun ortamlar olarak karşımıza çıkıyor. Kapalı alanlarla havanın uzun süre değişmemesi virüs yoğunluğunu artırıyor. Bu nedenle mümkünse kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulması, gerekliyse de ortamın düzenli aralıklarla havalandırılması bulaş riskini önemli ölçüde azaltıyor. Özellikle kalabalık toplantılar öncesi ve sonrası havalandırma ihmal edilmemeli.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir